![]() |
|
|
E-LEARNING
EĞİTİM Eğitim en geniş anlamıyla bireyin yaşam boyu edindiği deneyimlerin tümüdür. İlkel ya da ilkele yakın toplumlarda, toplumsal ya da kültürel içeriğin birikimi kültürleme yoluyla aktarımı yeterli kılıyordu. Ancak toplum düzeni büyüyüp karmaşıklaştıkça ve kültürel içerik daha yüklü hale gedikçe durum değişmiştir. Karmaşıklaşmış toplumda bireyin gündelik yaşamının gerektirdiği etkinlikler yoluyla içinde bulunduğu toplumun ve kültürün bütün yönleri ile etkileşimde bulunması imkansızlaşmıştır. Bu noktada oluşan çabalar eğitimi kültürlemenin özel bir biçimi olarak ortaya koymuştur. Yani kasıtlı kültürleme ile kasıtsız kültürleme bir arada ve birbirini etkileyerek oluşmaktadır. Yeni eğitim oluşumları, yeni eğitim-öğretim ile öğrenme-öğretme tasarımlarının oluşmasını da beraberinde getirir. Toplumlar geliştikçe, örgün yaygın eğitim tasarımları gelişip, dallara ayrılmış, eşgüdümlü çalışma oluşturmuştur. Gelişen teknoloji, öğrenme-öğretmede daha etkin, üretici-yaratıcı birey yetiştirmekle görevli kurumlara yeni alternatifler getirmiş; Bilgi teknolojilerindeki müthiş hız, öğrenme metotlarında ciddi değişikliklere sebep olmuş ve öğrenmede kaliteyi artırmıştır. Eğitim-öğretim ve öğrenme-öğretmede; çağın bilgi artışı, bireyin öğrenme isteği, yeteneğini geliştirme çabaları, ilgi alanlarında kendi öğrenme hızına göre ilerleme isteği, alternatif ve dönüşümlü eğitim olanaklarını ortaya çıkarmıştır. UZAKTAN EĞİTİMBugünün öğrenme-öğretme süreçlerinde bilgi patlaması ve yoğun okullaşma talebi karşısında, zaman ve mekan yönünden bağımsız özelliği ile alternatif olmaktan öteye geçerek yerini kabul ettiren uzaktan eğitim süreçleri ise giderek artan bir öneme sahip olmaktadır. Günümüzde öğretim kademesi yükseldikçe insanların klasikleşen dört duvarlı sınıflardan çıkarak uzaktan eğitim süreçlerine yönelik tercihlerde bulunmaları uluslararası birçok araştırma ile de ortaya çıkarılmıştır. Uzaktan Eğitim, geleneksel öğrenme-öğretme yöntemlerindeki sınırlılıklar nedeniyle sınıf içi etkinliklerin yürütülme olanağı bulunmadığı durumlarda eğitim çalışmalarını planlayanlar ve uygulayanlar ile öğrenenler arasında iletişim ve etkileşimin özel olarak hazırlanmış öğretim üniteleri ve çeşitli ortamlar yoluyla belli bir merkezden sağlandığı bir öğretim yöntemidir. Bir başka tanıma göre uzaktan eğitim, öğrenci ile öğretenin birbirinden uzakta olmalarına karşın eş zamanlı (Senkron) ya da ayrı zamanlı (A-senkron) olarak bir araçla iletişim kurdukları bir eğitim sistemidir. Uzun yıllardır uygulanmakta olan uzaktan eğitim özellikle 1980’li yıllarda büyük bir atılım yaşamıştır. Bu atılımın sonucu olarak çok sayıda uzaktan eğitim sağlayıcı kurum ortaya çıkmış, çok daha fazla sayıda birey öğrenim olanağına kavuşmuş, farklı öğrenme gereksinim ve talepleri karşılanmaya başlanmış, çağdaş öğretim yaklaşımlarının işe koşulması sağlanmıştır. Bu gelişmelerin temelinde artan eğitim talebini geleneksel eğitim teknolojilerinin karşılayamamasının yanısıra başta iletişim olmak üzere farklı alanlarda yaşanan gelişmelerin etkileri de yer almaktadır. Örneğin televizyon ve bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler geleneksel öğretim yöntemlerinden daha farklı uzaktan öğretim uygulamalarının gerçekleştirilmesine olanak tanımıştır. Moore’a göre uzaktan eğitimde iletişimin üç elemanı vardır: Öğrenen, öğreten ve iletişim metodu. İletişim metodu öğrenen ile öğreten arasındaki bağdır. Bu bağ ya da ortam teknolojinin herhangi bir biçiminin kullanılışı ile oluşur. Bu; posta olabilir, radyo, TV yayını, kablolu yayın, bilgisayar ağı olabilir. Basılı materyal, ses, görüntü ve grafik uzaktan eğitim için kullanılan ürünlerdir. Uzaktan eğitimde yeni öğrenme ortamlarından birisi de Web ortamıdır. İNTERNET VE UZAKTAN EĞİTİMÖzellikle 1990’ların sonlarından itibaren, öğrenme-öğretme etkinliklerinde yoğun olarak kullanılmaya başlanan bilgisayar ağları Internet (World Wide Web) teknolojileri ile uzaktan öğretimde önemli açılımları sağlamıştır. Uzaktan öğretimin önemli sınırlılıkları olarak kabul edilen sınırlı etkileşim, güncellemede yavaşlık, farklı kaynaklara ulaşamama, gereksinim duyulan yerde ve zamanda hizmet alamama, bireysel farklılıklara odaklanamama ve benzerleri bilgisayar ağları yardımıyla büyük ölçüde giderilmiştir Bilgisayar ağlarının eğitimde kullanımı, çevrimiçi eğitim adı altında toplayabileceğimiz uygulamalarının hemen her eğitim kurum ve düzeyinde yaygınlaşmasını sağlamıştır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmaya göre 1995-1998 yılları arasında uzaktan eğitim veren kurumların sayısında %72’lik bir artış gerçekleşmiştir. Bu artışta yer alan kurumların hemen tamamının, öğrencilere çevrimiçi eğitim olanağı sunduğu belirtilmiştir. Bu yaygınlaşmanın artan bir hızla devam edeceği rahatlıkla ileri sürülebilir. E-ÖĞRENİME-öğrenim’in kelime anlamı elektronik öğrenmedir. Bazı kaynaklarda ise teknoloji tabanlı öğrenme olarak da yer alır. E-öğrenim; bilgisayar-tabanlı öğrenme, web-tabanlı öğrenme, sanal sınıflar ve sayısal teknolojilerin işbirliğini de kapsayan geniş bir uygulama ve sürecidir. Bilginin üretilmesinde ve dağıtılmasında, bir başka deyişle eğitim materyallerinin hazırlanmasında ve iletilmesinde elektronik araçlar kullanılmaktadır. E-öğrenim platformunda kullanıcılar için senkron ve asenkron platform alternatifleri sunulur. Senkron Eğitim, eşzamanlı olarak kullanıcıların ve öğreticinin bir araya gelebildikleri sanal bir sınıf sistemidir. Görüntü ve seslerin Web üzerinde taşınması ile sağlanan iletişim eşzamanlı eğitim ortamını oluşturmaktadır. Asenkron Eğitim ise bugün E-öğrenim hizmeti veren kurumların da içerisinde yer aldıkları platformdur. Kullanıcıların istedikleri zaman eğitime devam etmeleri ve istedikleri zaman ve yerde tamamlamaları amacıyla oluşturulur. Tüm eğitim materyalleri kullanıcının ihtiyaçları gözönünde tutularak hazırlanır. Eğitimlerin sunumu ve sunum için kullanılan araçlar da yine kullanıcı ihtiyaçlarına göre tasarlanır. Böylece hazırlanan eğitimler Web Platformunda (İnternet/İntranet) kullanıma açılır. Günümüzde yaklaşık 2,5 milyondan fazla Amerikalı DETC (Distance Education and Training Council-Uzaktan Eğitim ve Öğretim Konseyi)’nin akredite ettiği kuruluşlara kayıt olmuştur. 1890 yılından beri 130 milyon Amerikalının uzaktan eğitim programına katıldığı tahmin edilmektedir. Dünyada 2.2 milyonun üzerinde öğrenci, E-öğrenim hizmetlerinden yararlanmaktadır. Bu sayının 2003 yılında yaklaşık olarak 200 milyonlu rakamlara çıkması beklenmektedir. IDC verilerine göre, ABD’de, 2000 yılında E-öğrenim pazarı 2.3 milyar $’lık bir büyüklüğe ulaşmıştır. Bu pazar yıllık %50 büyüme oranına sahiptir. 2005’te E-öğrenim pazarının 18 milyar $ olacağı tahmin edilmektedir. Tüm bu gelişmelerin altında yatan sebep, özellikle E-öğrenim’in başlangıçta çoğunlukla bilgisayar eğitimine yönelik olmasına rağmen bugün Sosyal Bilimlerden, Tıp alanındaki eğitimlere, Otomobil Teknik Servisinden Özel Şirketlerin kişisel gelişim eğitimlerine, Kamu personelinin eğitimlerinden Yabancı Dil eğitimine kadar çok geniş bir yelpazede kullanılıyor olmasıdır. NEDEN E-ÖĞRENİM ?İnternet/İntranet ortamında E-öğrenimin geleneksel eğitime göre sayılabilecek yararları şunlardır: 21. Yüzyıl başlarında bireylerin en önemli sorunu zaman planlamasıdır. Gündelik işler için harcanan zaman, kariyer için verilen ekstra uğraşlarda harcanan zaman ve iş saatleri toplandığında bireylerin kendilerine ayırabilecekleri zamanın giderek yok olduğu görülmektedir. Daha fazla bilgiye, bilgiyi kullanma yöntemlerine, tecrübeye ve tüm bunlar için eğitime ihtiyaç duyulduğunda, bunun ne kadar zaman alacağı büyük bir problem haline gelir. E-öğrenim ile eğitim; istendiği zaman alınabilir, en uygun zamanda devam ettirilebilir, İstendiği zaman tamamlanabilir. Bir bilgisayar ve internet bağlantısının olduğu her yerde; evde, işte hatta tatilde dahi eğitimler sürdürülebilir. E-öğrenim; öğrenmeyi gerçekleştirecek olan bireyi merkeze yerleştirir. Eğitim esnasında kullanıcıların ihtiyaç duyacakları noktalar belirlenerek eğitim içeriği ve araçları içerisinde buna göre düzenlemeler yapılır. Bu yeni metodoloji, eğitim içeriklerinde daha fazla örnek, daha geniş anlatım, daha çok uygulama oluşturulmasını sağlamıştır. Bunun bir diğer etkisi de kullanıcıların istedikleri zaman istedikleri kadar tekrarlayabilecekleri fazla miktarda içerik ve uygulamaların oluşmasıdır. Eğitimin hızı kullanıcının denetimine bırakılmıştır. Sunduğu seçenekler yardımıyla bireye özgü öğrenme imkanı sağlayarak öğrenme kalitesini artırır. E-öğrenim ile Öğrenmeyi gerçekleştirecek bireyin sınav olma ve sınav sonuçlarına göre dönütler verme-alma , başarı yüzdesini saptama gibi eğitsel işlemler etkili olarak yapılmaktadır. Eğitimi alan birey durumunu istediği an raporlayabilir, başarısını belgeleyebilir. Eğitim hakkı bireylerin tüm yaşamaları boyunca kullanılması ve yararlanılması gereken bir haktır. Dolaysıyla tüm bireyler yaşamlarının belli bir dönemi ile sınırlı kalmaksızın eğitim hakkından yararlanmak isteyebilirler. Eğitim hakkı fırsat ve imkan eşitliğini içermektedir. Fırsat eşitliği, eğitimin öngörülen koşullar çerçevesinde ve ayırım yapılmaksızın her kesime "açık, yakın ve ulaşılabilir kılınmasıdır. İmkan eşitliği ise bireylere sağlanmış olan eğitim olanaklarının herkese eşit biçimde sunulması durumudur. E-öğrenim ortamları ile oluşturulan ortak standartların yaygınlaştırılması ve eğitimin bireye maliyeti imkan eşitliği kapsamında yer almaktadır.
İçerik Yönetmeni murat.aktug@ideaelearning.net Kaynaklar: Gorey, Berry. "Quality Culture of Schools" Australia.1995 Martin, David. Total Quality Directon Broks 1992 Poyraz,Cengiz. Eğitim Bilimine Giriş 1999 İŞMAN, Baytekin, Kıyıcı, Horzum. "UZAKTAN ÖĞRETİMDE İNTERNET DESTEKLİ EĞİTİM TASARIMI" 2002 Teker, Birol. "UZAKTAN EĞİTİM SÜREÇLERİNDE KULLANILAN BASILI MATERYALLERE YÖNELİK TOPLAM KALİTE" 2002 Aydın, Cengiz Hakan. "Uzaktan Eğitimin Geleceğine İlişkin Eğilimler" 2002 Çallı, İsmail. "Türkiye’de Uzaktan Eğitimin geleceği ve E-Üniversite" 2002 SELVİ, Kıymet. "UZAKTAN ÖĞRETİM VE EĞİTİM HAKKI" 2002 KESİM, Mehmet. "HERKES İÇİN, HER YERDE, HER ZAMAN ETKİN ÖĞRENİM" 2002 http://egitek.meb.gov.tr/KapakLink/UzaktanEgitim/UzaktanEgitim.html, 24 Nisan 2003 |