![]() |
|
|
Daha Kaliteli Bir Okul İçin Elele
Nurcan Oğuz Bilgi çağında yaşıyoruz... Yaşamakta olduğumuz çağ bir bakıma bilginin gücünün ve ürünlerinin yaşamın her alanında derinliğine hissedildiği bir çağdır. Bir düşünürün dediği gibi “yüzyılımız, insanlık tarihinin tam ortasından geçen bir kuşak gibidir. Doğduğumuzdan bu yana olup bitenler, doğduğumuza kadar olup bitenlere neredeyse eşittir.” Dolayısıyla içinde yaşadığımız bilgi çağının sonucunda oluşan bilgi toplumunun her düzeyinde ve her organizasyonunda yenilik ve değişim gözlenmektedir. Çünkü yaşadığımız çağ, değişim, sürekli öğrenme ve gelişme, yani “BİLGİ ÇAĞI” dır. Bilginin çağının yaşandığı günümüzde, bilgi ve teknolojide hızlı değişimler meydana gelmektedir. Hızlı değişim sonucunda her gün yeni bilgi teknolojileri ortaya çıkmakta ve yeni bilgiler üretilmektedir. Bunun sonucunda, yeni bir toplum oluşmaktadır. Evrensel değerlere açık, bilgi üretimine katkıda bulunan, bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilen toplum, bilgi toplumudur. Bilgi toplumuna geçişte “küreselleşme ve teknolojik gelişme” en önemli temel faktörler olup, toplumun yeniden oluşuna neden olmaktadır. Ancak bilgi toplumu, küreselleşme ve teknolojik gelişmenin oluşmasını sağlayan en büyük etken “eğitim” dir. Çünkü nitelikli iş gücü, bilinçli bir toplum, her alanda sanayileşme ve gelişme, nitelikli bir eğitim sistemi ile mümkündür. İçinde yaşadığımız bilgi toplumu, her alanda olduğu gibi, eğitim sisteminin de çağın gereklerine uygun olarak yeniden yapılandırılmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla bilgi toplumun ihtiyaç duyduğu “nitelikli insan-BİLGİ İNSANI”nı nitelikli insan kriterlerine göre yetiştirmek eğitimin yeni misyonu olmakta ve bu misyonu yerine getirmek için eğitimde yeni kavramlar gündeme getirilmektedir. Bu misyonu yerine getirmenin ana parolası, KALİTE’ dir. Kalite, 1990 lı yıllardan bu yana, üretim ve hizmet sektöründeki iş çevrelerinden eğitime, askeri kuruluşlardan diğer resmi kurumlara kadar, tüm alanlarda görev yapan üst düzey yöneticilerin karşısına çıkan, önemli stratejik konuların başında gelmektedir. Kalite bugün “amaca uygunluk derecesi” veya “kullanıma uygunluk” gibi çerçeve tanımlamalarla ifade edilmektedir. Daha açıklayıcı bir şekilde; Bu tanımlardan kalitenin temel özelliklerin şu şekilde sıralayabiliriz: Toplam Kalite Yönetimi’ nin temel amacı müşterinin kalite gereksinimini belirleyip, buna göre hatasız üretim yaparak müşteriyi memnun etmek; kaliteyi geliştirmekle ilgili sürekli çabalarda bulunmaktır. Toplam Kalite Yönetimi’nin en önemli özelliği ise kalitenin sağlanmasındaki sorumluluğu belli birkaç kişinin omuzlarına bırakmayıp sistemdeki herkesle paylaşmasıdır. Böyle bir ekip çalışması, sorunların nedeninin daha kaynağında tespit edilip çözülmesine hız kazandırır. Oluşturulan kurum kültürü herkesçe benimsenir ve hedeflerin daha güncel ve gelişmeye açık olmasına ve daha hızlı gerçekleştirilmesine neden olur. Toplam Kalite Yönetimi’ nin özünü oluşturan kalitenin tüm özelliklerinin her yönüyle incelendiğinde eğitime de uygulanabilir olduğu görülmektedir. Eğitimde kalite, öğretmen, öğrenci, yönetici, personel, veli ve çevre ile yaşanan her ilişkinin yeni bir yöntemle değerlendirilmedi ve düşünülmesidir. Bu “Kalite Öğrenimi”” dir. Eğitim sistemi bir üretim sistemine benzetilebilir. Eğitim sistemine giren kaynaklar; “öğrenci, öğretmenler, aydınlatma, ısıtma, havalandırma ve ses düzenleriyle, spor salonlarıyla, kitaplığıyla, laboratuarlarıyla, bilgisayarlarıyla, kısaca her tür demirbaş ve olanaklarıyla binalardır.” Eğitim sisteminin çıktıları ise “eğitilmiş öğrenciler, bilimsel bulgular ve araştırma sonuçları, topluma verilen hizmettir.” Bu sistemde toplumsal, kültürel, ekonomik faktörler eğitimin işleyişini de etkilemekte hazırlanan eğitim programlarına temel oluşturmaktadır. Eğitimin kaynağı, öğrencidir. Nitelikli, araştıran, sorgulayan, sorunlara çözümler getirebilen, bilimsel düşünme anlayışına sahip bireyler yetiştirmek eğitimin temel misyonu olduğuna göre, eğitimin işlediği kurum olan okullar, her geçen gün daha etkili olmayı ve her okul öğrencisiyle öğretmeniyle, yöneticisiyle, personeliyle kaliteyi hedeflemelidir. Eğitimde kalitenin kaynağını oluşturmaya aday bir çok öğe vardır, bunlar arasında bakımlı binaları, seçkin öğretmenleri, yüksek ahlaklı değerlerini, mükemmel sınav sonuçların, uzmanlaşmayı, velilerin desteğini, iş ve toplumun oluşturduğu okul çevresini, çeşitli olanakları, en son teknoloji uygulamasını, güçlü ve hedefleri belirli liderliği, öğrencilere ilgi ve şefkat ile dengeli programları, ya da bunların birkaçını bir arada saymak olasıdır. Eğitimde uygulanan ya da uygulanması istenen kalite yönetimin için eğitimi, dolayısıyla okul kurumunu oluşturan tüm faktörlerin üzerine düşen bazı sorumluluklar vardır. Öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler, okul personeli, veliler bir ekip anlayışıyla ve bu ekip ruhunu benimseyerek okulun etkililiğini, verimliliğini ve kalitesini artırmak zorundadırlar. Çünkü kalitenin özünde işbirliği ve ekip çalışması vardır. Kalite kavramını ilk kez ortaya koyan Deming, kalitenin 14 ilkesini “Eğitimde Kalite” için, eğitime şu şekilde uyarlamıştır: Bu nedenle okulda bulunan her birim, kalite görevini yürütmek amacıyla açık ve etkin bir hareket planı hazırlamak zorundadır. Bu plan okuldaki herkesi kapsamalıdır. Çünkü değişim herkesin işidir ve ekip ruhu içinde sürekli gelişme ilkelerine dayanmaktadır. Sonuçta, bir öğrencinin kendisini en iyi biçimde nasıl yetiştirebileceğine, bir öğretmenin bu konuda öğrencisine en iyi nasıl yardımcı olabileceğine odaklanan bir sürece geçiş eğitimde reform olacaktır. Böyle bir düşünce tarzı Toplam Kalite’ yi ön plana alan bir düşünce tarzıdır. Öğretmenin öğretme sorumluluğunun yanı sıra, öğrenciye de öğrenme sorumluluğu veren bir sistemdir. Sorumluluğun öğrenci ile paylaşılması, öğrencinin kendi yeteneklerini ortaya koymasını ve kullanmasını zamanla kendine olan güvenin artmasını, eğitim olayına sahip çıkmasını sağlar ve pasif olan öğrenci; Toplam Kalite düşüncesinin olduğu sistemde araştıran, hep daha iyi için çaba gösteren, ilgili etkileşime açık, aktif bir katılımcı olur. Öğretmenin liderliğinde sınıfın ekiplere ayrılması öğrenmeyi hızlandırır ve ekipler arası rekabeti doğurur. Öğretmen, tek yönlü haberleşme kanalını kullanarak bilgi aktaran konumundan çıkıp; öğrenmenin sağlayacağı ortam hazırlayan, yol gösterici, ilgi ve yeteneklerin gelişimini destekleyici, dolayısıyla sürekli ilerlemeyi sağlayıcı bir konuma geçer. Lider konumundaki öğretmenin diğer öğretmenlerle de işbirliğini yaparak, onları ad ekip çalışmasına dahil etmesi; konuların bütün boyutlarıyla anlaşılmasını, böylece öğrencinin geniş kapsamlı düşünmesini ve analizci bir yeteneğe sahip olmasını mümkün kılar. Böyle bir okula sahip olmak için hep birlikte, DAHA KALİTELİ , DAHA ETKİLİ BİR OKUL İÇİN ELELE...KAYNAKÇA - Köksal, (Özışıklıoğlu) Hayal. Kalite Okullarına Geçişte Toplam Kalite Yönetimi, Dünya Yayıncılık, 1998, İstanbul - Basık, Feryal Orhon. Eğitimde Toplam Kalite’ nin Yararları, Kal-Der, 1997, İstanbul - Langford,P. David. Eğitimde Kalite Yönetimi, Kal-Der, 1999,İstanbul - Efil, İsmail. Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç ISO 9000 Kalite Güvencesi Sistemi, 1995, Bursa - Ensari, Hoşcan. 21. Yüzyılda Okullar İçin Toplam Kalite Yönetimi, Sistem Yayıncılık, 1999, İstanbul |